Sözcükte Anlam
Sözcükte Anlam

Sözcükte ve Sözde Anlam Konu Anlatımı

Sözcükte Anlam İlişkisi

1- SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ

A) Gerçek Anlam

         1- Temel Anlam

            Tek başına söylendiğinde bizde çağrıştırdığı anlamına o sözcüğün temel anlamı denir.

Örnk : “Yaş otuz beş , yolun yarısı eder” : “yaş” sözcüğü gerçek anlamındadır

        2- Yan Anlam

Sözcüğün gerçek anlamının dışında, ancak gerçek anlamıyla az çok yakınlık taşıyan yeni anlamlar kazanması yan anlamı oluşturur
Örnk : “Bu şekilde hareket etmek doğru değildir.” “şekil” sözcüğü davranış biçimi, tutum anlamında kullanılmıştır

-“Beşiktaş sırtları pırıl pırıl, aradaki boğaz parçası masmaviydi.” “sırt” sözcüğü tepe anlamında kullanılmıştır.
Not : Bir sözcüğün temel anlamı da yan anlamıda onun gerçek anlamı kapsamındadır, bir sözcüğün birden fazla yan anlamı olabilir

Örnk : “Kol” sözcüğü

– “Balkondan düşünce kolu kırıldı” – Temel anlam

-“Bu dere burada iki kola ayrılmış” – Yan anlam

-“Çamaşır makinesinin kolunu yanlış tarafa çevirmişsiniz” – Yan anlam

B) Mecaz Anlam

Gerçek anlamının dışındaki anlamına sözcüğün mecaz anlamı denir.

 “Demin o pis ukala suratıyla sırıta sırıta yanıma yaklaştı.” “pis” sözcüğü çirkin,sevimsiz anlamında kullanılmıştır

     Not: Sözcükler cümle içinde kullanılmadan mecaz anlam kazanamazlar

      Not : Mecaz anlam sözcük tamlama,deyim,atasözü ve argo düzeyinde olabilir

– “Eli açık biriydi, herkese yardım ederdi” , cümledeki “Eli açık” cömert anlamında kullanılmıştır

– “Kimseyi beğenmezdi , burnu havadaydı” , “Burnu havada” kendini beğenmiş anlamında

     Not: Temel anlamını yitiren sözcük soyut anlam kazanmışsa mecaz, somut anlam kazanmışsa yan anlamda kullanılmıştır.

C) Terim Anlam

Bir bilim,sanat,spor veya meslek dalıyla ilgili belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere terim, onların bu anlamlarınada terim anlam denir.

– Müşteki : Hukuk terimi

– Çokgen : Geometri terimi

– İzotop  : Kimya terimi

-“Suflör çırpınıyor ama bu da kâr etmiyordu” cümlesindeki “suflör” sözcüğü bir tiyatro terimidir

Not : Bir sözcüğün terim anlam kazanabilmesi için belli bir dalda kullanılması gerekir.

D) Argo Anlam

Örnk : “Babamı ayarlarsam sinemaya gideceğim ” cümlesindeki “ayarlamak” sözcüğü “kandırmak” anlamında kullanılmış bir argo sözcüktür

Kimi argo sözler değimleşmiştir, Örnk : “Nalları dikmek” – ölmek

2- SÖZCÜKTE ANLAM İLİŞKİLERİ

A) Eş Anlamlı(Anlamdaş) Sözcükler

Yazılışları , sesleri farklı olduğu halde aynı kavramı karşılayan sözcüklerdir

– “En küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksınız.” “ayrıntı” yerine “detay” kelimesini koyduğumuzda anlam değişmez

– hakiki : gerçek

– önem : ehemniyet

– istek : arzu

Not : Anlamdaş sözcükler aynı cümle içerisinde kullanılırsa gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuna neden olur

-“Sözcükleri kullanırken itinalı ve özenli olmalıyız.” cümlesinde “itina” ve “özen” sözcüklerinden birisi gereksizdir.

B) Yakın Anlamlı Sözcükler

            Anlamdaş gibi göründüğü hlde birbirlerinin yerini tamamen tutamayan yani aralarında anlam farkı bulunan sözcükleridir

– doğru   : dürüst

– ev         : bark

– yalan   : dolan

– “Cevaplarınızı kutucuklara uygun şekilde işaretleyin” , uygun : doğru

C) Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler

Aynı anlam çerçevesinde yer alan , anlamca birbirinden en uzakta bulunan sözcükler arasındaki ilişkidir.

Az : çok            yaşlı  : genç

İyi : kötü           dost : düşman

– “Kuru idik yaş olduk ayak idik baş olduk”

D) Sesteş (Eş sesli) Sözcükler

Aynı sesleri taşıyan ancak anlamları kökçe farklı olan sözcüklerdir.

– “Akıntının şiddetiyle gemi küçük bir adaya gelmişti”  – “ada” : denizle çevrilmiş kara parçası

– “Sınavdan sonra kurban adamıştı” – “ada” : adakta bulunmak

İsim                                                      Fiil

Boz(boz eşşek)                                  boz (bir şeyi bozmak)

Kır(kırlarda koşmak)                           kır (bir şeyi kırmak)

 İsim                    isim

Çay(içecek)       çay(derenin büyüğü)

El(yabancı)        el(insan organı)

Not : Çok anlamlılık ile sesteşlik karıştırılmamalıdır, Yan anlam ve mecaz anlam kazanmış , aralarında anlam ilgisi olan sözcükler arasında sesteşlik ilişkisi yoktur

– “Çocuğun ağzı yara olmuştu” – temel anlam

-“Yolun ağzı kapalıydı” – yan anlam

-“Onun ağzı bozuktu” – deyim anlam

“Ağız” sözcükleri arasında anlam ilişkisi bulunduğundan bu sözcükler sesteş değildir

E) Somut ve Soyut Anlamlı Sözcükler

Somut anlamlı : Beş duyu organlarından herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramları karşılayan sözcüklerdir

– “Bugün oldukça sıcak bir hava vardı.”  , “sıcak” ve “hava” sözcükleri somuttur hissedilir

Soyut anlamlı : Varlığı duyular aracılığıyla algılanamayan, düşüncede var olan sözcüklerdir

– “Düşlerinde yakalamıştı özgürlüğü” , “düş” ve “özgürlük” sözcükleri soyuttur

F) Nicel ve Nitel Anlamlı Sözcükler

Nicel anlamlı :  Varlıkların azalıp çoğalabilen yada ölçülüp sayılabilen özelliklerini belirten sözcüklere denir.

-“Kırtasiyeden iki kalem aldı” , “iki” miktar belirtiği için nicel anlamdadır

Nitel anlamlı : Varlıkların rengini ,durumunu,biçimini özelliklerini belirtel sözcüklerdir

-“Derslerine düzenli çalışıyordu” ,”düzenli” sözcüğü bir özellik belirtir.

        Not: Sözcükler tek başlarına gerçek anlamlıdır, cümle içinde yan,mecaz,soyut,somut,nicel,nitel anlamlar kazanırlar.

G) Özel ve Genel Anlamlı Sözcükler

Bir türün anlam kapsamı en geniş olan sözcüğüne genel anlamlı , en dar olanına da özel anlamlı sözcük denir

-“hayvan”(genel anlam)  –  “kuş”(özel anlam)

-“kuş(genel anlam)”         – “saksağan(özel anlam)”

H) Yansıma Sözcükler

Doğadaki seslerin karşılığı olan sözcüklerdir. Doğa sesleri; eşyadan,insandan, yada hayvandan çıkabilir

-“Rüzgarın etkisiyle kapı gıcırdıyordu”

-“Aniden caddede bir patlama duyuldu”

-“Öğrenciler fısıldaşıyorlardı”

Not: Yansıma sözcüklerin köküne inildiğinde o sesin aynısı yada o sese benzer bir ses çıkması gerekir

3- SÖZCÜKTE ANLAM OLAYLARI

 A) AD AKTARMASI

Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden bir başka sözcük yerine kullanılmasıdır.

      1- Bütün – Parça İlişkisi

– “Otobüs Ordu’ya (otogara) tam zamanında varmıştı”

– “Çocuğun defteri(yaprağı) bitmişti”

     2- Dış – İç  İlişkisi

-“Hava soğumaya başlayınca sobayı (odun) yaktı”

-“O kadar güzel bir çaydı ki bir bardak(çay) daha içtim”

     3- Yer  – Topluluk İlişkisi

-“Ankara(halk) , bu önemli gün için sokağa döküldü”

-“Bu şehrin(şehirdeki insanların) en önemli gelir kaynağı turizmdir”

     4- Sanatçı  – Eser İlişkisi

-“Her akşam Bilge Karasu’yu(eserlerini) okuyordu”

-“Ahmet Arif’i(şiirlerini) okurken farklı dünyalara gidiyorsun”

     5- Alet  – İnsan İlişkisi

-“Ünlü raket(tenisçi) bugün dünya şampiyonasında yarı final oynayacak”

-“Dergimizde çok ünlü kalemler(yazarlar) yer almaktadır”

B) ANLAM AKTARMASI           

Bir sözcüğün benzetme amacı güdülülerek bir başka sözcük yerine kullanılmasıdır.

      1- İnsandan Doğaya Aktarma(Kişileştirme)

İnsana ait özelliklerin , insan dışındaki varlıklara aktarılmasına denir.

-“Günün tadını çıkarıyordu afacan sincap”

-“Sabahın ilk saatlerinde kuşların sohbetini dinledim”                                        

      2- Doğadan İnsana Aktarma

Doğaya ait özelliklerin , insana aktarılmasına denir.

-“Duygularını belli etmeyen sert bir adamdı”

-“Elma yanaklarıyla herkesin ilgisini çekmişti köylü kızı”

      3- Doğadan Doğaya Aktarma

Doğaya ait bir özelliğin, doğanın başka bir parçasına aktarılmasına denir.

-“Bu sert rüzgar hayatı olumsuz etkiliyordu”

-“Kuşlar yağmurdan korunmak için ağacın kanatları altına saklanmışlardı”

      4- Duyudan Duyuya Aktarma (Duyular arası aktarım)

İki farklı duyuya ait kavramın bir arada verilmesidir

-“Kadının keskin bakışları çocuğu rahatsız etmişti”

-“Yaşlı kadının acı çığlığıyla bütün mahalle uyanmıştı”

C) DOLAYLAMA       

Sadece bir sözcükle anlatılabilecek kavramın yada varlığın anlamını pekiştirme, güzelleştirme amacıyla birden fazla sözcükle sanatlı bir biçimde anlatılması

-“Atatürk”  : Ulu önder

-“kömür”    : Kara elmas

D) GÜZEL ADLANDIRMA

İnsanda korku,üzüntü,tiksinti gibi kötü duygular uyandıracak varlıkların, kavramların, durumlarının daha güzel sözcüklerle anlatılması

-“cin”       : iyi saatte olsunlar (üç harfli)

-“tabut”  : imamın kayığı(dört kollu)

E) DOKUNDURMA(TARİZ)

Alay etmek , sitemde bulunmak,iğnelemek amacıyla bir sözcüğün tam karşıtını düşündürecek şekilde kullanılması

-“benim oğlum çok cesurdur canım, bakmayın horozdan korktuğuna”

-“cayın nefis olmuş, tıpkı kabak suyu gibi”

E) KİNAYE(DEĞİNMECE)

Bir sözü hem gerçek hemde mecaz anlama gelecek şekilde kullanmaktır.

-“Korkma sönmez bu şafaklarda al sancak sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” ocak: hem gerçek hem de mecaz anlamda

 

SÖZDE ANLAM

1- İKİLEMELER

Anlamı güçlendirmek söze uyum kazandırmak için aralarında ses yada türlü anlam ilgisi bulunan sözcüklerin yan yana kullanılmasıyla oluşan sözcük öbeğine ikileme denir.

   1- Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılanlar

-“Olanları annesine bir bir anlatmıştı”

  2- Yakın yada eş anlamlı sözcükle yapılanlar

-“Adam son zamanlarda borç harç bir araba alabildi”

  3- Karşıt(Zıt) anlamlı sözcüklerle yapılanlar

“İnsanlar hakkında ileri geri konuşmamalısın”

  4- Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle yapılanlar

“O kötü olayı bölük pörçük hatırlıyordu”

  5- İkiside anlamsız sözcükle yapılanlar

“Evde ıvır zıvır ne varsa hepsini eskiciye vermişti”

  6- Yansıma ile yapılanlar

“Elindeki değneği çatır çutur kırdı”

  7- Biri olmlu biri olumsuz çekimlenmiş fiillerle yapılanlar

“Eve gelir gelmez odasına gitti”

  8- Hal(Durum) ekleriyle yapılanlar

“Ahmet şehirden şehire gezen birisiydi”

2- KALIPLAŞMIŞ SÖZLER

   A) DEYİMLER

Bir durumu ya da bir kavramı karşılaştırmak ve anlatımı daha etkili kılmak amacıyla iki ya da daha fazla sözcükten oluşmuş, anlamca kaynaşıp kalıplaşmış sözlerdir

“ipin ucunu kaçırmak” ,”akla karayı seçmek”,”Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu”

Sözcükte Anlam İlişkisi

About the author

kpss

kpss

Add Comment

Click here to post a comment